Recep Tayyip Erdoğan – Ahmet Davutoğlu – Çipras | Furkan Haber

Recep Tayyip Erdoğan – Ahmet Davutoğlu – Çipras

1 Kasım 2015 seçimlerinden çıkan sonuç ne manâya geliyor?..

02 Kasım 2015



1 Kasım 2015 seçimlerinden çıkan sonuç ne manâya geliyor?.. Elbette herkes kendi zâviyesinden farklı yorumlar yapıyor ve herkesin de kendisine âit doğruları söylediği malûm. Bu yorumlarda yanılma da olur isabette. Bunu geçelim.

“Geçelim”den kasıt tabiî ki mühimsemezlik değil. Herkes kendince fikrini söyleyecek, yanlışları doğruları tesbit etmeye çalışacak, yapılan tüm tahlillerden yeni sonuçlar elde edilecek vs… Bunlar olması gerekenler.

Biz hâdiseyi başlıktaki üç isim üzerinden kısacık tahlile tâbi tutarak, biraz da resmin bütününe nisbet kurmak istiyoruz.

Şöyle ki; 1 Kasım seçimlerinin birinci kahramanı Cumhurbaşkanı Receb Tayyib Erdoğan. İkinci kahraman Başbakan Ahmed Davutoğlu… Üçüncü kahramanı ise Yunanistan Başbakanı Çipras… Ne alâka diyenlere anlatmaya çalışalım.

Seçimlerden önce çokça dillendirilen ve dillendirdiğimiz birşey vardı: Bu seçimlere partiler üstü bir manâ atfederek yaklaşmalıyız, zira ülke kuşatılmış, işgâl tehlikesi sözkonusu. Batı, zihnen işgal ettiği ülkeyi elinden kaçırdığı vehmine kapılmış durumda ve bu durum kendisi için ağır bedellere sebeb olabilir. Bu yüzden bu meseleye bir hâl çaresi bulmak zorunda ve bu amaç için her türlü atraksiyona yelteniyor.

Fakat;

Amacına bir türlü ulaşamıyor. Çünkü, dünün şartları bugün mevcud değil ve Türkiye artık “Yurtta sulh cihanda sulh” kabuğunu kırmış olarak direniyor. Bu direnç önce başbakanlığı döneminde Receb Tayyib Erdoğan’a saldırıların başlamasına sebeb oluyor, Cumhurbaşkanlığı engellenemeyince de yeni vazifesinde devam ediyor. Ahmed Davutoğlu’nun başbakanlığı topyekûn muhalefetin biraz iştahını kabartsa da ondan da umduklarını bulamıyorlar. Bitti, bitiyor zannettikleri AK Parti %49 ile tek başına iktidar oluyor. Ve, Davutoğlu bir hakîkati herkesin zihnine kazımış oluyor; bu mesele, zamanı gelmiş bir hakîkatin zemin bulmuş olması meselesidir ve bu mesele artık ümmete mâlolmuştur, durdurulması mümkün değildir.

Peki Çipras?

O da resmin bütününü Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu gibi görmüş olarak meseleye katkıda bulunuyor. Fakat bu katkı mühimliği nisbetinde karşılık bulamıyor. Zâten birçok meselede böyle davranmıyor muyuz; ehemmiyetsiz şeylerle ilgili çuval dolusu kelâm ederken, hâdisenin bam telini teşkil eden kısmına kör kalırız.

Çipras meseleyi kökünden hissettiğini anlatan şu cümleleri kullanıyor: “Kıyıya vuran mülteci cesetleri değil, Batı medeniyetidir…”

İşte mesele!

Receb Tayyib Erdoğan, Ahmed Davutoğlu, Çipras. Ve; aynı hizada, resmin bütününü görmüş olarak Batı’nın battığını idrâk edenler… Kervan gittikçe büyüyor, büyüdükçe de tek dişi kalmış canavarı ürkütüyor…

Ak Partinin (Türkiye’nin) zaferine Çipras’ın ve Çipras gibilerinin katkısını göremeyenler resme biraz daha dikkatle ve yakından bakmayı denesinler.

Bir not: Özal döneminde bir Yunanlı profesörün sözünü hatırlıyorum, diyordu ki; Yunanistan’ın kurtuluşu Türkiye’ye ilhâk olması ile mümkündür.

Bu zâviyeden bakarak Osmanlı mı geri geliyor dersiniz, Osmanlı’nın ruhunu temsil eden Büyük Doğu mu dersiniz bilmem. Ama kesin olan birşey var ki, giden onlar gelen biziz… Aman; gidenin can havliyle atacağı çifteye dikkat!





FURKAN YORUM













kitap al
kitap
web tasarım
büyü yapmak
büyü